SON DAKİKA

Darbeci hainden dehşete düşüren sözler

15 Temmuz darbe girişiminde 34 kişinin şehit edildiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaşanan olaylara ilişkin davada sanık ifadelerine geçildi.

Bu haber 10 Ekim 2017 - 8:52 'de eklendi ve 153 kez görüntülendi.

Savunma yapan sanıklardan er Adem Buruk, Yarbay Turgay Ödemiş’in sabah saatlerinde “Teslim oluyoruz” dediğini ancak Uzman Çavuş Mahir Çubuk’un, “Ben sabaha kadar adam vurdum, teslim olmam” ifadesini kullandığını söyledi.

FETÖ tarafından düzenlenen darbe girişiminde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde yaşanan olaylara ilişkin 135’i tutuklu 143 asker hakkında açılan davanın ilk duruşması sona erdi. İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları duruşma salonunda görülen ilk celsede sanıkların kimlik tespitlerinin tamamlanmasının ardından müştekilerin kimlik tespitlerine geçildi. Müştekilerin kimlik tespiti sırasında bir müşteki avukatı söz alarak, sanıklar Ahmet Taştan ile Turgay Ödemiş’in yan yana oturduğunu ve kurgulu ifade verebileceklerini söyleyerek, bu sanıkların yerlerinin değiştirilmesini talep etti. Mahkeme başkanı ise avukatı uyararak, usule uymasını istedi. Kimlik tespiti sırasında adı okunan müşteki Nurettin Göksu’nun 15 gün önce vefat ettiği açıklandı.

İddianamenin özetlenmesi sonrası sanık savunmalarına geçildi. İlk olarak başka ilde bulunan tutuksuz sanık Murat Görgün’e Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle bağlanıldı. Sanık Görgün ifadesinde, olay günü akşam saat 16.30 gibi Bölük Komutanı Vedat Yıldız’ın kendisini yanına çağırarak dış göreve gideceğini, eşyalarını hazırlaması talimatı verdiğini söyledi. Bunun üzerine eşyalarını hazırladığı anlatan sanık Görgün, “Akşam 19.30 gibi beni Kuleli Askeri Lisesine bıraktılar. Daha sonra oradan köprüye götürüldük. Ben aracı kullanıyordum ve sivildim, silahım da yoktu. Komutan bana ‘Sen sivilsin, arka tarafa git’ diyerek beni köprünün ayaklarına gönderdi. O sırada herhangi bir olay yoktu. Biraz zaman geçtikten sonra komutanlar askerlere ‘Sıkı yönetim ilan edildi’ diye bağırtmaya başladı. Tanklar gelince insanların tepkisi değişmeye başladı. Komutanlar ateş ediyordu. Adem adlı arkadaş ile aracın içine saklandık ancak araca kurşun isabet etti. Bu nedenle çıkmak zorunda kaldık. 2-3 dakika sonra Kurtuluş isimli bir asker vuruldu. O zaman ne yapacağımızı şaşırdık. Polis aracının olduğu bekleme noktasına yöneldik. Yusuf adlı bir arkadaş Adem ile bana seslendi. Birlikte onun yanına giderek ZPT aracına saklandık. Sabaha kadar orada bekledik. Sabah polisler geldi. Hiç elime silah almadım. Hayatım boyunca FETÖ’nün okuluna, dershanesine, evine gitmedim. Para vermişliğim de yok. O Kurtuluş adlı arkadaş vurulunca kaçmayı düşündüm ama kaçacak bir yer göremedim” dedi.

“SABAHA KADAR ADAM VURDUM, TESLİM OLMAM”

Köprüde bütün gece çatıştıktan sonra Yarbay Turgay Ödemiş’in sabah saatlerinde “Teslim oluyoruz” dediğini aktaran tutuklu sanıklardan Adem Buruk, bunun üzerine Uzman Çavuş Mahir Çubuk’un, “Ben sabaha kadar adam vurdum, teslim olmam” ifadesini kullandığını öne sürdü. Sanık Buruk’un ifadesinin devamında, “Ben sadece emre itaat ettim. Ortaokul mezunuyum. Darbeyi falan bilmiyordum” demesi üzerine müşteki avukatlarından Rıza Saka, “Senin terhisine üç gün kalmış, tecrübeli bir askersin. Sana halka ateş etmelerini emreden şerefsizlerin, hainlerin kafasına iki kurşun sıkmayı düşünemedin mi? Halka o kadar ateş edeceğine, iki kurşunla her şeyi bitirseydin” dedi. Komutanlar izin vermezse tuvalete bile çıkamadıklarını kaydeden Buruk, “Durum buyken nasıl yapabilirim? O an darbeye gidiyoruz deseler yine giderdik. Ben pazarcıyım, darbeyi, sıkı yönetimi TSK’yı bilmem” ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

Kaynak: HABER7.COM

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.