logo

Vatan Aşkı


Nazime Çalışır
nazimecalisir@habervideo.tv

Bu ülkede güzel şeyler de oluyor aslında.

Geçen hafta İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Dereseki köyünde kuyuya düşen bir köpek için insanlar seferber oldular, günlerce küçük köpek Kuyu için herkes canla başla çalıştı. Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri Kuyu’yu kurtarmak için Robotik kol geliştirdiler. Bu gün Stanford Üniversitesinden bu çocuklar davet aldılar.

Amaçları böyle bir davet almak değildi o gün tek düşündükleri, kuyuyu kurtarmaktı.

Şimdi hayallerini süsleyen teklif karşılarında duruyor, çok mutlular. Onlar sosyal medya sayfalarında bu daveti “Hayatımızın davetini aldık” sözleriyle gururla paylaşıyorlar.
Düşünüyorum, neden hayallerini bir yabancı üniversiteye adım atma düşleri süslüyor?

Bizim ülkemizde üniversite yok mu?

Düne kadar bilimsel araştırma ve uygulamalarda dünyaca ünlü üniversiteler arasında yer alan üniversitelerimiz yok muydu?

O üniversiteler şimdi ne durumda?

Öğreticisi olmayan üniversite üniversite midir?

Bu okullardan mezun olacak öğrenciler hayati önem taşıyan görevlerin başına geçtikleri zaman yeterli eğitimi alabilecekler mi?

Geleceğimizi, bilimsel gelişmeler, bu yolda yapılan araştırmalar değil de hadisler mi belirleyecek.

Bir söz var ağzı olan konuşuyor.

Fakat doğruları söyleyenler susuyor, ya konuşturulmuyor sessizliğe mahkum ediliyor, ya da artık konuşmanın anlamsızlığını kabullenip bir tek kelimeyle özetliyor. ” Şaşkınım” Bu söz Müjdat gezene ait.

Müjdat Gezen Sanat Okulu yakıldı, ve zanlı bunu Vatan aşkıyla yaptığını, pişman olmadığını itiraf etti.

Sorgulamadan sonra kameralara gülümseyerek zafer edasıyla elini kolunu sallaya sallaya gözümüzün önünde salıverildi.

Şimdi!

Sade bir vatandaş olarak soruyorum.

Hukuk lastik gibi esnek bir şey midir?

Ya da hal ve duruma göre kanunlar değişken midir?

Müjdat Gezen Sanat Merkezi Kundakçısı,ya da bir diğeri tekrar Vatan aşkıyla tutuştuğunda, kafasına göre yakıp yıkacak mı?

Aklına esen, öfkelendiğinde gözüne kestirdiği insana yada topluluğa saldıracak mı ?

Doktor tıbbı öğrenir, insan hayatından sorumludur, hukukçu hukuku öğrenir, toplumun ve bireyin haklarını korumakla görevlidir,
Üniversitelere kayıt yaptırırken okullar öğrencilerine mektup yollar.

Mektupta sadece akademik bilgiler değil, topluma yararlı, vasıflı, görev bilincinde birey olma eğitimi verileceği de bildirilir.

Hukuk Fakültesinden mezun olan hukukçular, bu eğitimi almamışlar mıdır, ya da kanunları bilmiyorlar mı?
Aslolan toplumun güvenliği, adaletin terazisinin eşit olması değil midir?

Bir yandan suçu sabit , tecavüz, hırsızlık, gasp suçundan toplum için tehlike içeren insanları dışarı salıverecek kanunları hazırlarken, diğer yandan toplumu ayağa kaldıracak, milletler arası üstünlüğün temellerini atacak eğitimcilere suçlu damgası vurarak atıl hale getirmek ülkeyi yüceltmez aksine geri götürür.

Çocuklarımız bu ülkede gelecek göremedikleri için başka ülkelerin üniversitelerine gidebilme hayalini kuruyor.

Bir zamanlar Nazi Almanyasından kaçan akademisyenleri kabul eden, onları yetiştiren bir ülke iken bu gün beyin göçünün fırtınasını yaşıyoruz.

Ülkemizde eli sopalılar kadar gündeme gelmeyen , duyulmayan işitilmeyen başarılar, dışarı da büyük ödüller alıyor.

Bu ülkede güzel şeyler olmuyor değil, oluyor olmasına da hayat bulmuyor.

Share
84 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sağlıklı Günlerdir En Güzel Günler

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Şöyle derin derin bir nefes alarak şükürle başlayabilirim bugün yazıma.. Saatleri, günleri, hatta 2 koca haftayı bitirdik, yazamadık çizemedik el kaleme varmadı değil de, 5 dakika dahi zaman bulunamadı diyebiliriz. Önce size hayattaki çok kıymetli şeylerden bahsetmek isterim bugün. Hani öyle altın, elmas, yat, kat gibi değil! Çünkü insanoğlu hırsı ve başarısı ile tüm bunlara bir şekilde sahip olabilir. Kolay ya da zor sahip olmanın bir takım kader cilveleri eşliğinde size kalıyor olmasını gerektiren şeyler en kıymetliler olamaz. Döndürmes...
  • Truman Show

    10 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Size bir filmden söz edeceğim bu gün. Uzun zamandan beri her birimizin birer Truman olduğunu düşünüyorum. Bu filmi izlemeyenler için yeniden hatırlatayım. Truman Burbank, cenneti aratmayacak bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi, karısı, arabası, sıradan, sizin bizim gibi bir hayatı vardır. Fakat bu bir oyundur, ve Truman dışında herkes bunun bir oyun olduğunu bilir. Trumanın hayatı, hiç reklam vermeden, 24 saat bir televizyon kanalından canlı yayın olarak  yayınlanmaktadır. Canlı yayın Trumanın doğumuyla başlamıştır. Stüdyo bir adadır, Trum...
  • Yedi Emekçi Kadın

    08 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Her Sekiz Mart Dünya Kadınlar günü yaklaştığında, yılın bir tek günü dahi olsun kadın varlığının dile getirilmesinden dolayı, büyük heyecan duyarım. 8 Mart 1857 de Amerika Birleşik Devletlerinin  Newyork şehrinde 40 000 dokuma işçisi grev başlattı. Fakat polisin saldırısı ve fabrikanın kapılarının kilitlenmesi sonucunda fabrika da çıkan yangın da 129 kadın işçi yaşamını yitirdi. 1910 yılında Uluslar Arası Sosyalist Kadınlar Konferansında Clara Zetkin, 8 Mart 1857 de yaşamını yitiren kadın dokuma işçilerinin her yıl 8 Mart da anılması ve bu ...
  • Fırat Kalkanı

    01 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Referandum aşığı Kılıçdaroğlu Dün Kılıçdaroğlu’nun CHP grup toplantısında yaptığı konuşmanın bir kısmı ciddi anlamda beni dehşete düşürdü. CHP Lideri Kılıçdaroğlu "Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi referanduma gidelim bu kadar açık bu kadar net. Rakka’ya gidelim mi gitmeyelim mi gel referandum yapalım, millete soralım; Rakka’ya bu ülkenin, Anadolu’nun gariban çocukları gitsin mi gitmesin mi?” Yani sosyal medyada ‘cehaletin dibinde yapılan siyaset’ gereği söylenilen “Suriyeliler gitsin savaşsın” söylemini anlarım da siyas...