logo

Satışçının da Böylesi Makbul


+90 Şenay Ay
senayay@habervideo.tv

“Satış” söylemini son dönem en çok ikili ilişkilerde kullanıyorsunuz değil mi? Ahh be arkadaş, kısacık ömürde ne çok satışa geliyoruz hem de en canlarımızdan ahhh…

Ama yok efendim şuan o sularda boğulma niyetim yok! Şimdi size tüketimin doğurduğu satın alma arzusuyla harmanladığımız ruh hallerinden bahsedeceğim.

Satış – Pazarlama konu başlığında ana karakterimiz “Satışçı” olur. Bir ürün ya da hizmeti uygun şartlarda (ah keşke makul fiyatlarla)   bir bedel karşılığında alıcı kişiye satma eyleminde bulunan kişi olur kendisi. “Alıcı” bu yazıdaki yardımcı rolümüz.

En büyük oyuncudur bahsettiğim satıcı. Türlü sıkıntıları olsa da ruh halini “kapıdan içeri giren müşteriye” uygun hale getirebilen, aynı seviyede konuşarak beklentilere doğru oranda cevap verebilen standart satıcılar vardır. Bu satıcı olması gereken gibidir. Yani genel tüketici ile bağ kurabilen ve çok büyük bir zekâya sahip olmadan vasatın bir üstü seviyede olandır.

Vasat olanları az bi tanımlayayım da hatırı kalmasın.. Bu profil, müşterinin duygu- durum değişikliği ile katiyen ilgilenmez, çünkü ilgilenemezde! Kapıdan giren alıcı, onun için yalnızca “müşteri adayıdır”. Kendisine fütursuzca bir şeyler satmak ve prim almak ister, başkaca kariyer ya da deneyimleme kaygısı güdemez. Hem aşırı ilgilidir hem de ilgisizleri vardır.

İlgisiz olanların, sattıkları ürün ya da hizmetten haberleri dahi yoktur! Bir eğitim almamış ya da kendilerini zerre-i miskal geliştirememişlerdir. Hali hazırda tek yetenekleri en tepedeki patrona türlü şebeklik ve yalakalıklar yaparak yerini koruyabilme çabasıdır, ve ziyadesiyle o kurumdan ayrıldıktan hemen sonra uzunca bir süre iş de bulamaz bu bahtsızlar. Bir tık daha ileri giden tatlı su kurnazı versiyonları vardır birde. Bunlarda alttaki ve bir üstünde çalışan tüm ekip arkadaşlarına ihaneti borç bilmiştir.

Gelelim en sevdiğim satışçı arkadaşlara.. Bunlar oldukça zekidir ve beni kendilerine hayran bırakır. Çoğunlukla laflarına sözlerine güvenilir ve sizi şahane bir şekilde yermeden ezmeden yönetebilirler. Hatta zaman zaman itici duruşları ile üste çıkarak, almak istediğiniz ürün üzerinde sizi şahane bir yöntemle yönlendirirler. Tüm maharetleri bence istedikleri yerde olmalarıdır! Sattıkları hizmet ya da ürünün gücüne inanıyorlarsa kesinlikle onu tanımak için de emek harcarlar. Bu kalite onlar için tesadüf değildir! Kalitenin kendisidir bu satışçılar.. Evet iddia ediyorum!

Bi gün kozmetikçiye girdim, klasik kullandığım bir fondöten üzerinde hem kaygılarım var hem de alasım var hala.. Düzgün giyimli ve tüm mağazaya hakim görünen hanımefendi bana yaklaşmadı. Sadece ürünlere bakarken;

-Yahu bu …. Markada ürünlere ne kattı da rengimiz benzimiz atık duruyor artık kullanınca diyiverdim.

Birazcık uzaklardan sakin ve yumuşak sesi yükseldi bizim kızın;

-Ürünle ilgili kaygınız varsa farklı ürün deneyim zamanınız gelmiştir derim..

Ooooo çok havalı dedim, kitap okurcasına akışını merak ettim konuşmanın ve kıza yanaştım. Nasıl güveneyim sen prim alıyorsun markandan diye ekledim?

Günün sonunda başkaca bir markadan en az 6-7 ürün alıp çıktım. Bide üstüne satış yapan hanım kız bana cep telefonunu ileterek dükkana ve kendisine dair bir anda üzerimde lüzumsuz bir aidiyet hissettirdi. Bu onun başarısıydı!

Ürünleri anlatırken kısa cümleler kurması ve cildim konusunda kusurlarımı da incitmeden anlatabilmesi başarı değil de neydi?

Ekip arkadaşlarına gelince, ben arada kendisini zorladım ve başkaca marka sorumlularının yanlış ürünü satma çabalarını şikâyet ederken büyük bir profesyonelliği vardı.

Çünkü buna ihtiyacı yoktu, kendisi yeterli donanıma sahipti ve diğerlerini alt etmek üzerine hain planlara ayıracak zamanı yoktu.

İşte bu! Kısacık hayatta kendinizi özel hissetmeniz adına mutlaka ustalaşmanız gereken bir alan vardır.

Bu eskilerde “tezgahtar” dediğiniz şahane insanlar aslında çok büyük ustalıklar ve yetenekler gerektiren bir sosyal deneydeler. Onca insana hitap ederken gerçek bir iş yapıyorlar.

Elbette hepsi için söylenemez.. Hayran bırakan ve bir daha bir daha alışveriş yaptırabilen ekonomiye katkı sağlayan muhteşem insanlar. Yazımı da size ithaf ediyorum  : )

En kutsal teri.. “müşteri” böğğğğğ ( yapma Şenay yapma böyle şeyler ama )

Etiketler: »
Share
122 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sağlıklı Günlerdir En Güzel Günler

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Şöyle derin derin bir nefes alarak şükürle başlayabilirim bugün yazıma.. Saatleri, günleri, hatta 2 koca haftayı bitirdik, yazamadık çizemedik el kaleme varmadı değil de, 5 dakika dahi zaman bulunamadı diyebiliriz. Önce size hayattaki çok kıymetli şeylerden bahsetmek isterim bugün. Hani öyle altın, elmas, yat, kat gibi değil! Çünkü insanoğlu hırsı ve başarısı ile tüm bunlara bir şekilde sahip olabilir. Kolay ya da zor sahip olmanın bir takım kader cilveleri eşliğinde size kalıyor olmasını gerektiren şeyler en kıymetliler olamaz. Döndürmes...
  • Truman Show

    10 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Size bir filmden söz edeceğim bu gün. Uzun zamandan beri her birimizin birer Truman olduğunu düşünüyorum. Bu filmi izlemeyenler için yeniden hatırlatayım. Truman Burbank, cenneti aratmayacak bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi, karısı, arabası, sıradan, sizin bizim gibi bir hayatı vardır. Fakat bu bir oyundur, ve Truman dışında herkes bunun bir oyun olduğunu bilir. Trumanın hayatı, hiç reklam vermeden, 24 saat bir televizyon kanalından canlı yayın olarak  yayınlanmaktadır. Canlı yayın Trumanın doğumuyla başlamıştır. Stüdyo bir adadır, Trum...
  • Yedi Emekçi Kadın

    08 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Her Sekiz Mart Dünya Kadınlar günü yaklaştığında, yılın bir tek günü dahi olsun kadın varlığının dile getirilmesinden dolayı, büyük heyecan duyarım. 8 Mart 1857 de Amerika Birleşik Devletlerinin  Newyork şehrinde 40 000 dokuma işçisi grev başlattı. Fakat polisin saldırısı ve fabrikanın kapılarının kilitlenmesi sonucunda fabrika da çıkan yangın da 129 kadın işçi yaşamını yitirdi. 1910 yılında Uluslar Arası Sosyalist Kadınlar Konferansında Clara Zetkin, 8 Mart 1857 de yaşamını yitiren kadın dokuma işçilerinin her yıl 8 Mart da anılması ve bu ...
  • Fırat Kalkanı

    01 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Referandum aşığı Kılıçdaroğlu Dün Kılıçdaroğlu’nun CHP grup toplantısında yaptığı konuşmanın bir kısmı ciddi anlamda beni dehşete düşürdü. CHP Lideri Kılıçdaroğlu "Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi referanduma gidelim bu kadar açık bu kadar net. Rakka’ya gidelim mi gitmeyelim mi gel referandum yapalım, millete soralım; Rakka’ya bu ülkenin, Anadolu’nun gariban çocukları gitsin mi gitmesin mi?” Yani sosyal medyada ‘cehaletin dibinde yapılan siyaset’ gereği söylenilen “Suriyeliler gitsin savaşsın” söylemini anlarım da siyas...