logo

Biz Dini Böyle Bilmezdik!


Nazime Çalışır
nazimecalisir@habervideo.tv

Düşünceleri yazı ile dile getirme, yazma eylemi bir tür hesaplaşmadır.

Hayatın içinde yolunda gitmeyen, akla mantığa sığmayan olayları bir metaforla  kızım sana söylüyorum gelinim sen anla üslubuyla anlatmaya, benzerlikten medet ummaya çalışsanız da gerçek,üzerine giydirmeye çalıştığınız benzetmeyi semer tutmayan at gibi sırtından atar.
“Gerçek” benzetme kabul etmez.
 Hz Adem ve şeytan tanrının huzuruna çıkarlar.
Tanrı buyurur; ” ey Adem, ey Şeytan sizler benim yeryüzündeki elçilerimsiniz. Benim emir ve buyruklarımı yeryüzündeki kullarıma iletmem için , peygamberler, kitaplar, alimler, ulemalar,liderler göndereceğim. Sizleri de , benim emir ve buyruklarımı iletmek için göndermiş olduğum aracıları kullarıma anlatmanız için görevlendiriyorum.”
Tüm melekler ve Adem evet dediği halde şeytan,   Ademi topraktan yaratırken beni ateşten, ondan ,bundan, şundan, dolayısıyla ben evet demem hayır der çıkar.
Şeytan hayır dediği için mahşer gününe kadar lanetlenir , cennetten men edilir.
Evetçiler cennete gidecek melekler, hayır diyecek olanlar mahşere kadar lanetlenecek şeytanlar.
Bunları ben söylemedim.
Bir televizyon kanalında izlediklerinden dolayı isyan eden, bir din adamının feryatları arasında gördüm işittim.
İnsanların en masumane duygularından medet uman din tacirlerinin ortalıkta elini kolunu sallayarak, insanları inançlarını sonuna dek bir kan emici gibi sömürmeye, somurma ya çalışmalarını defalarca, defalarca arkası yarın dizileri gibi izlemekten yorulduk.
Biz dini böyle bilmezdik.
Bir dağın tepesine kurulan ramazan topunun sesini, akşam vakti sokaklarda bekleşen çocuklardık. İftar sofralarının evimize yaydığı huzuru kokladık pek çoğumuz.
İnanmasak da, inananlar için hep bir köşede hazır ol vaziyetinde tertemiz seccadelerimiz vardı.
Kardeşi kardeşe düşüren Habil ile Kabili hiç sevmedik.
Zulmü ile İsrail oğullarının canına tak ettiren Firavunun  sonunu getirecek olan Musa bebeğin suya bırakıldığı sepetin sarayın kenarına getiren, adaletin er geç tecelli edecek olma halini benimsedik.
“Haram yeme!”  buyruğundaki, yeryüzü ananın her doğurduğu canlıya yetecek kadar sütünün olduğunu, çalınmazsa, açgözlü olunmazsa  herkese yeteceğini, insanların evlerine götürecekleri ekmeklerinin, Yaradanın insanlara verdiği canın devamı için  verildiğini, verilen rızkın çalınmasının en büyük suç olduğunu öğrendik.
İnançlarımız, doğru bildiklerimiz,toplumumuza yakışan ,yardımlaşma, hoş görü,sevgi saygı gün geçtikçe, kendini bilmez insanların kalplerinin kirine bulanıyor. Bu kir hızla çoğalıp bir bataklığa dönüşüyor. Bataklıklarda canlılar yaşamlarını sürdüremezler. Hızla  kokuşur ve çürür.
İçten içe çürüyoruz, yaygın bir hastalık gibi, toplumun kökünü
kurutacak veba salgını gibi.
Biz dini böyle bilmezdik, peki ya siz nasıl bilirdiniz?

Share
106 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sağlıklı Günlerdir En Güzel Günler

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Şöyle derin derin bir nefes alarak şükürle başlayabilirim bugün yazıma.. Saatleri, günleri, hatta 2 koca haftayı bitirdik, yazamadık çizemedik el kaleme varmadı değil de, 5 dakika dahi zaman bulunamadı diyebiliriz. Önce size hayattaki çok kıymetli şeylerden bahsetmek isterim bugün. Hani öyle altın, elmas, yat, kat gibi değil! Çünkü insanoğlu hırsı ve başarısı ile tüm bunlara bir şekilde sahip olabilir. Kolay ya da zor sahip olmanın bir takım kader cilveleri eşliğinde size kalıyor olmasını gerektiren şeyler en kıymetliler olamaz. Döndürmes...
  • Truman Show

    10 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Size bir filmden söz edeceğim bu gün. Uzun zamandan beri her birimizin birer Truman olduğunu düşünüyorum. Bu filmi izlemeyenler için yeniden hatırlatayım. Truman Burbank, cenneti aratmayacak bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi, karısı, arabası, sıradan, sizin bizim gibi bir hayatı vardır. Fakat bu bir oyundur, ve Truman dışında herkes bunun bir oyun olduğunu bilir. Trumanın hayatı, hiç reklam vermeden, 24 saat bir televizyon kanalından canlı yayın olarak  yayınlanmaktadır. Canlı yayın Trumanın doğumuyla başlamıştır. Stüdyo bir adadır, Trum...
  • Yedi Emekçi Kadın

    08 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Her Sekiz Mart Dünya Kadınlar günü yaklaştığında, yılın bir tek günü dahi olsun kadın varlığının dile getirilmesinden dolayı, büyük heyecan duyarım. 8 Mart 1857 de Amerika Birleşik Devletlerinin  Newyork şehrinde 40 000 dokuma işçisi grev başlattı. Fakat polisin saldırısı ve fabrikanın kapılarının kilitlenmesi sonucunda fabrika da çıkan yangın da 129 kadın işçi yaşamını yitirdi. 1910 yılında Uluslar Arası Sosyalist Kadınlar Konferansında Clara Zetkin, 8 Mart 1857 de yaşamını yitiren kadın dokuma işçilerinin her yıl 8 Mart da anılması ve bu ...
  • Fırat Kalkanı

    01 Mart 2017 KÖŞE YAZILARI

    Referandum aşığı Kılıçdaroğlu Dün Kılıçdaroğlu’nun CHP grup toplantısında yaptığı konuşmanın bir kısmı ciddi anlamda beni dehşete düşürdü. CHP Lideri Kılıçdaroğlu "Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi referanduma gidelim bu kadar açık bu kadar net. Rakka’ya gidelim mi gitmeyelim mi gel referandum yapalım, millete soralım; Rakka’ya bu ülkenin, Anadolu’nun gariban çocukları gitsin mi gitmesin mi?” Yani sosyal medyada ‘cehaletin dibinde yapılan siyaset’ gereği söylenilen “Suriyeliler gitsin savaşsın” söylemini anlarım da siyas...