logo

07 Şubat 2017

AMERİKAN RÜYASI KABUSA MI DÖNÜŞÜYOR !

AMERİKAN RÜYASI KABUSA MI DÖNÜŞÜYOR !

Trump, Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen vatandaşlarının ülkeye girişini belirli süreli yasaklamış ve hatta Suriyeli mültecilerin ABD’ye girişini süresiz olarak yasaklamıştı.

Sözde belirli ülkelere getirilen bu kısıt aslında Amerika’ya seyahat eden tüm Müslümanlara getiriliyor.

Düşünün Amerikalı bir Müslümansınız yıllardır Amerikan topraklarında yaşamış verginizi ödemişsiniz. Vatandaşlığınızın gereği olan her şeyi yapmış ve yapmaktasınız. Beyaz bir Amerikalıdan hiçbir farkınız yok!!

Ve bir gün iş ya da farklı bir nedenle Amerika’dan başka bir ülkeye seyahat ediyorsunuz. Ve ülkenize döndüğünüz de size havaalanında ikinci sınıf vatandaş  ve hatta terörist muamelesi yapılıyor!!

İlk kontrolü geçtiniz evet her şey yolunda gibi görünüyor sadece güvenlik önlemleri daha sıkı tutuluyor ancak çok da aldırış etmiyorsunuz çünkü ne bir kaçakçı, ne de bir teröristsiniz. Aslında birçok Müslüman olmayan  Amerikalıdan daha Amerikalı ve vatanseversiniz.

Ancak ilk kontrol noktasını geçtikten sonra ikinci kez kontrol noktasına geliyorsunuz ve hoopp paket !! Bakıyorlar karşılarında bir Müslüman! Hemen sorgu odasına alınıyorsunuz. Ve size bu sorgu odasında politik görüşünüz, takip ettiğiniz web siteleri vb. sorular soruluyor. Ardından cep telefonunuz ve şifresi isteniyor. Şimdi yok artık, hadi canım sen de !! Diyenleriniz vardır. Ya da böyle bir muamele varsa illaki şüphe çeken bir şey olmuştur diyebilirsiniz.. Şüphe çeken tek şey Müslüman olmanız!!

Peki, şimdi nerede kaldı Amerikan özgürlükçülüğü? İnsan hakları? Hala Amerikan rüyasına inananlar kaldı mı? Uyanmanın vakti değil mi artık bu gaflet uykusundan. Uyan kardeş uyan  Amerikan rüyanız kabusa dönüştü !!

Anlatmış olduğum olay yaşanmış ve yaşanmakta olan olaylardan sadece bir tanesi. Hatta bu konuyla ilgili sorguya alınan bir Müslüman tarafından kaydedilen bir ses kaydını dinleme fırsatım da oldu.

The Council on American–Islamic Relations (CAIR) şu an yurtdışında olup da ülkeye giriş yapacaklar için ya da seyahat planları olan Amerikan vatandaşı olan Müslümanlar için  havaalanında olmaması gereken durumlarla ilgili uyarıda bulunuyor.. Bu konuda CAIR’in yaptığı paylaşım şu şekilde ; ‘’Havaalanında ilk kontrolü geçtikten sonra ikinci defa sorgu odasına alınan Amerikan vatandaşları hiçbir şekilde söylenen blöflere aldanmasın, telefonunuzun şifresini vermek zorunda değilsiniz vermeyin (şifreniz yoksa eklemenizi tavsiye ederim). Politik görüşünüzü hangi Web sayfalarına baktığınızı veya diğer soruları cevaplandırmayın. Söylemeniz gereken şeyler Amerikan vatandaşı olduğunuz, supervisor ile görüşmek istiyorum ya da Avukatımla görüşeceğim gibi şeylerin dışında olmamalı. Birde uçakta dolduracağınız gümrük formlarına mutlaka doğru beyanda bulunun yani yanınız da 10 bin dolar varsa var yazın, yiyecek içecek getiriyorsanız beyan edin kısacası her şey neyse doğru olarak yazın. Böyle bir şey yaşarsanız geçtikten sonra CAIR ile kontak kurup konuyu rapor edin.’’

 

BİR GEZİ MİSALİ ABD ;

Trump politikaları ABD’yi iyiden iyiye bir kaosa sürüklemiş durumda. Berkeley Üniversitesi’nde yaşananlar bana çok tanıdık geldi. Aşırı sağcı haber sitesi “Breibart” sitesinin ırkçı ve Müslüman karşıtı söylemleriyle tanınan editörü Milo Yiannopoulos’un üniversitede yapacağı konuşma protestocular tarafından engellendi. Görüntülere şöyle bir baktım ve dejavu! Kısa süre önce Türkiye üzerinde oynanan oyun ve oyuncular, aynı senaryo!! Eeee Tump Efendi “keser döner sap döner gün gelir hesap döner’’ der atalarımız.

 

Ülkemizde sokakları savaş alanına çevirenleri bir kahraman olarak gösteren medyamızın kepazeliğini ABD medyasında pek göremedim. ABD de yakın çevrelerimden aldığım bilgilere göre ülke ciddi anlamda karışmış durumda, kaynıyor.. Ancak bu detaylar çok nadir medyaya ve dünya basınına yansıyor.. Biz de öyle miydi? ! Sokakta yaşanan her rezilliği dünyaya yansıtan dış bağımlı medya gruplarımız sağ olsun. Sözde vatansever ancak ilk fırsatta ülkenin sırtına hançeri saplayan müptezeller..

Ahhh ahhh bazen düşünüyorum da ‘istiklal mahkemelerini’’ kursak sallandırsak şu hainleri. Sonra yüreğim cız ediyor.. Ne masumlar katledildi be diyorum. Sonra şu 3 Ali’ler “Kılıç Ali, Necip Ali, Kel Ali” yi düşünüyorum nasıl bir vicdansızlık diyorum.

İstiklal mahkemesinin celladı Kel Ali “Sadece ben 5 bin 216 kişiyi idam ettim” demişti yıllar sonra….

Bazı Medya kuruluşlarından, siyasilerden, aydınlardan ne 3 Ali’ler çıkar bıraksanız!!!

Bugünün 3 Ali’lerini, bakmayı bilen nasıl da görüyor aslında klavye başında, mecliste, sokakta!!!!

 

Share
132 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ